İngilizce Öğrenmenin 1001 Yolu!

İngilizce Öğrenmenin 1001 Yolu!

“Madem bu kadar yolu vardı, biz neden hiçbirine denk gelmedik” diyenleriniz elbet olacaktır. Ancak bu defa başka. Ne demiş Einstein, “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur”. Önyargı taraf tutmak anlamına gelir. Kendiniz için kötü olan tarafı tutmayın. Gelin, şimdi ve bundan sonra tüm korku, kaygı ve endişe gibi istenmedik duygularınızı bir kenara atın ve yepyeni bir motivasyonla ingilizce öğrenmeye başlayın. Hazırsanız, başlıyoruz…

 


Teknolojiyle senkron olun!

Bilgisayarınız, telefonunuz, tabletiniz… İşe, tüm teknolojik cihazlarınızın dilini ingilizce yapmakla başlayın. Zamanınızın çoğunu birlikte geçirdiğiniz, elinizden düşürmediğiniz bu araçlar, ingilizce öğrenmek konusunda herhangi bir önyargınız ya da ürkekliğiniz varsa, bunu kırmanız için etkili bir başlangıç olacaktır.


Gözünüz kulağınız ekranda olsun!  

Farkında olmadan ingilizce öğrenmenin en kolay yolu, bol sezonlu dizileri ve sevdiğiniz türdeki filmleri original dillerinde ve ingilizce alt yazılı izlemektir. Hatta yapabiliyorsanız önce türkçe altyazılı sonra bir kez de ingilizce alt yazılı izleyin. Bunun için defalarca izleseniz de bıkmayacağınız filmleri seçin. Zaten kısa bir süre sonra çeviriye ihtiyaç duymayacak düzeye geleceksiniz.


Kitap kurdu olun!

Öncelikle seviyenize uygun bir kitap seçin. Kendinizi azıcık zorlamaktan bir şey çıkmaz ama çok da abartmayın. Her kelimenin ingilizcesini öğrenmek için sözlüklere gömülmeyin. Başlarda paragrafın ne demek istediğini anlamanız yeterli. Kelimeleri tek başına ezberlemek yerine, kitap genelinde karşılaştığınız farklı cümlede anlamlarını pekiştirebilirsiniz. Bu sayede farkında olmadan, birçok kelime öğrenmiş olursunuz. En önemlisi de bir hikayeyi baştan sona ingilizce okuyabilmektir. Bazen sadece okuyun. Kelimelerin yeni cümleler içinde kazandıkları ifadeleri keşfedin.

İngilizce Öğrenme

Bırakın deli desinler!

Öğrenmeye başladığınız bu yeni dili, öncelikle kendinizle paylaşın. Vakit buldukça ayna karşısında kendinizle iletişime geçin. Sormak istediğiniz tüm soruların, cevaplarını önce yüksek sesle kendinize verin. Yani önce suyu kendi kulağınıza kaçırın. Ayna yoksa kendinizle olan iletişimizi koparmayın, bırakın deli desinler, kendi kendinize vakit buldukça konuşun. Zihinsel olarak düşündüğünüzde uzun cümleler kurabilseniz, yazılı metinlerde rüştünüzü ıspat etseniz de konuşmak ayrı bir meziyettir. Kısa sürede kazandığınız akıcılığın ardından, “Vaktidir!” dediğinizde sahnelere çıkın. Bu kez farklı dünyalara yepyeni bir pencere açmak için, ingilizcenizi konuşturun.

English Time

İşi uzmanından öğrenin!

Yabancı hocalar eşliğinde, sizlerle aynı mücadeleyi veren sayısız öğrenci ile birlikte ingilizce öğrenmenin tadı da motivasyonu da bambaşka olacaktır. En yakın English Time şubesini ziyaret edin, ömür boyu öğrencilik hakkı kazanma şansını elde edin. Kendi kendinize konuşmaktan sıkıldığınız zamanlarda, konuşma derslerine katılın, konuşmanızı daha akıcı hale getirin. 120 saatten oluşan kurlar ile tam teşekkürlü ve %100 öğrenme garantili eğitimlerimize katılın. Şakır şakır ingilizce konuşan öğrencileri görmek dahi size iyi gelecek. Bu eğitim bildiklerinize benzemez. Bir deneyin deriz J

Etiketler: